Perşembe, Nisan 29, 2010

KURBAN: Yoruldu, dinlendi, devam ediyor.




Türk rock denilince damarlardaki kanda bir kıpırdamayla birlikte aklımıza gelen ilk isimlerden biri olan Kurban, 4. stüdyo albümü “Sahip”i yayınladı. Maslak Deney Evi stüdyolarıyla vokal Deniz’in evi arasında gidip gelen albümün cilasında mastering gurusu George Marino imzası var. Albüm raflarda, sizi bekliyor.

Evren Müberra Ünal

Bugün, burada “Sahip” nedeniyle toplandık. Biz çok heyecanlıyız, sizin ilk hisleriniz neler?
Deniz Yılmaz: Evet, uzun bir aradan sonra yeni bir albümle tekrar dinleyenlerle bir arada olmak heyecan verici ama birinci planda merak var tabii ki, tepkiler konusunda.

“İnsanlar”dan sonra dağılıp tekrar bir araya geldiniz. Dedikodulara yer vermemek açısından sizden dinlesek, neydi olayın aslı, nasıl bir araya geldiniz tekrar?
Burak Gürpınar: Kurban yorulmuş ki, durup dinlendi. Dinlenmiş ki, kalkıp devam etti.

Sıfırdan, yepyeni bir Kurban’la mı karşı karşıyayız?
Kerem Tüzün: Yepyeni bir albüm olması nedeniyle evet ama içerik olarak diğer albümlerimizden tamamen bağımsız bir Kurban yok açıkçası.

Parçalar, kayıtlar, stüdyo, özetle tüm albüm süreci nasıl geçti?
Özgür Kankaynar: Deniz’in askerde olduğu dönem, birçok fikir kaydedip Burak ve Kerem’e gönderdim. Uzun bir zaman bu şekilde ürettik. Deniz döndüğünde, dikkatimizi çeken şarkıların üstüne gittik ve hep birlikte şarkıları son haline getirmeye başladık.
Deniz: İlk başta elimizde, “Sahip” ve “Güneş”i şarkıya dönüştürmek dışında pek bir malzeme yoktu. Asıl olay, ben askerden döndükten sonra Özgür’ün yolladığı alt yapılardaki gitarların çok hoşuma gitmesiyle başladı. Genel havası 70’lerdeki progresif rock gruplarındaki gibiydi. Özgür’e “Abi sakıncası yoksa yaptıklarını bana yollar mısın?” dedim. O da “Seve seve” dedi.

Peki, bu altyapıların şarkıya dönüşmesi nasıl oldu?

Deniz: Özgür’ün yolladığı altyapılar genelde basit bir davul ve bas eşliğinde, yine basit ve güzel düzenlemelerdi. Ben de, bu altyapıların üstüne vokal ve söz yazıp bir şarkı trafiği belirledim. Özgür’ün gitarlarından gaz alıp, “Yobaz-Bre Cahil”, “Das Motiv” ve “Ateş Var mı?” gibi şarkıları da ortaya çıkardım. Bir yandan bir-iki ev çalışması ve kayıt denedik. Daha sonra bunları stüdyoda taze taze hep beraber düzenledik ve çaldık. Şarkılar bir çırpıda son hallerini aldı.



Genel olarak eğlenceli bir süreç…
Deniz: Mikslere kadar eğlenceli sayılabilecek bir süreç. Sound çok önemli her zamanki gibi. Şöyle düşün, kim rahat etmediği bir kıyafetle sokağa çıkmak ister ki!

Daha önceki albümünüzde kafayı yaşam ve ölüm kavramlarına takmıştınız. Bu albümde nelere takıldınız?
Deniz: Aslında, çok genel bir bakışla konu aynı. Bu albümde yağcı, yalaka yerine; efendisine hizmet eden soykıran, yobaz, düzenbaz, ifrit gibi halkın arasına karışmamış, belli bir gücü elinde tutmaya çalışan cehennem çalışanları var.

Albümün miksleri senin ev stüdyonda yapılmış. Evden çalışmak daha rahat olduğu için mi?
Deniz: Miks sürecinin sıkıntılı ve uzun bir süreç olduğunu söylesem ve buna bağlı olarak da bütçe desem daha doğru olur.

Bundan sonraki konserlerinizde bizi pek çok sürpriz bekliyormuş. Hazırlıklı gelelim, ne gibi sürprizler?
Özgür: İmkânlar ölçüsünde albümdeki sesi ve anlatımı sahneye taşımak istiyoruz.

Konser maratonunuz belli oldu mu? Nereler var rotada? Yaz festivallerinde de izleyecek miyiz sizi?

Burak: Şimdilik tarihi belli olan iki konserimiz var. Ankara, Eskişehir ve İzmir… Ama her gün bunlara yenileri eklenebilir, o yüzden en güzeli www.kurban.com’u takip etmek.

Geçtiğimiz yaz sizi Foça Rock Tatili’nde izlemiştim, esip üfürmüştünüz. O konserde basının Kerem Tüzün ilgisi neydi öyle?

Kerem: Bilemiyorum, basına sormak lazım…

Yan yana gelebilecek en iyi kadroyu oluşturdunuz. Grup üyelerinin her biri, ayrı birer star gibi. Hadi, herkes bir biri hakkında bir şey söylesin, iyi – kötü karışmam…

Burak: Karmaşık bir birliktelik olduğu için ortaya çıkan şey de özel oluyor.
Kerem: Kardeşlerim!
Deniz: Efendim Kerem!
Özgür: Kurban ailem…



* Bu röportaj Hürriyet Gazetesi Kampüs ekinde yayınlandı. Tüm hakkı Kampüs'ündür.

5 yorum:

evren müberra dedi ki...

beni her daim heyecanlandıran tek yerli grup!

iLkin dedi ki...

param olsun bir de burda calsaniz masraflar benden demeye gurur duyacagim toplulukdur kendileri.hatta gecen hafta Son Soz'u dinlerken,komsu aussilerin dikatini cekip kim bunlar?dedirttirmislerdir.bende grup uyesiymiscesine bole sevindirkli yuz ifadesiyle dolasmisimdir tum gun.yaparim boyle seyler.

evren müberra dedi ki...

yeni kıtada kurban hayranlarında patlama olurmuş:)

evren müberra dedi ki...

yeni kıtada kurban hayranlarında patlama olurmuş:)

Eski Milenyum dedi ki...

system of a down şarkılarının türkçeleştirilmiş hali. gözünüzü açın biraz, kime kurban?