Moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Moda etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cuma, Ekim 02, 2009

Fudumudu




Fudumudu. El yapımı tokalar, çantalar, yaka iğneleri; hepsinin tasarımı Funda Yıldırım’a ait… Farklı giyinmeyi seven, “benden bir tane daha olmasın” diyen herkesi Taksim Bol Wear’deki yerinde bekliyor. Rengarenk sweat’ler, tüllü müllü elbiseler, t-shirt’ler de dükkanın öteki tarafında. Bakalım Funda bize neler anlatıyor?


Sen aslında reklamcısın. Nasıl oldu da Fudumudu ortaya çıktı?
Evet, Galatasaray Üniversitesi’nde iletişim okudum ve bir reklam ajansında reklam yazarı olarak çalışıyorum. Örgü örmek ve bir şeyler dikmek küçüklüğümden beri en büyük uğraşımdı. İlkokulda daha ilmekleri bile zar zor atarken, babama şu soruyu sormuşum: “Kazağın kelebek desenli mi olsun yoksa baklava desenli mi?”

O zamanlardan belliymiş günün birinde modaya bulaşacağın!
Evet, çok meraklıydım örgüye. Bu hep böyle oldu. Sonunda Fudumudu çıktı ortaya. Şimdilik sadece aksesuarlar yapıyorum. Giysi kısmını farklı markalarla oluşturuyorum. İleride kendi üretimim giysiler de olacak.

Fudumudu çok eğlenceli bir isim. Diyelim Fudu, Funda’dan geliyor, mudu da ne?
Bulduğum hiçbir şey güzel gelmeyince en sonunda kendi ismimi düşünerek “Funda Munda neyse ne işte!” dememle birlikte aklımdan geçenler aynen şöyle oldu: “Funda-Munda... Fundu-Mundu... Fudumudu!” Bulmuştum. Ben de seviyorum bu ismi.

Senin için Fudumudu’nun öncesinde bir de Bol Wear var, değil mi?
Bol Wear, diğer çocuk. Underground Türkçe Rap’ten tanıdığımız A.P.O. ile ortak kurduğumuz bir marka. Daha çok hiphop dinleyicilerine hitap ediyor. Hiphop giyim, bambaşka, renkli ve her öğenin ayrı bir anlam taşıdığı başlı başına bir dünya. T-shirtler, gömlekler, sweatshirtler kendi üretimimiz. Fudumudu tüm bunların ardından geldi. Bol Wear’la aynı mağazada artık. Bol Wear’dan daha farklı bir dünya, hiphop kıyafetler yok Fudumudu’da.

Fudumudu’da oldukça sıra dışı tasarımlar var. Mesela şu tabancalı sweat, sadece burada gördüm.
Evet, her aksesuardan sadece bir tane var. Giysiler sınırlı sayıda ve her hafta yeni şeyler geliyor. Böyle heyecanlı bir şey Fudumudu. Amacım, insanların “Acaba bugün ne var?” diyerek geldikleri, sürekli hareket halinde bir yer oluşturmak.


Fudumudu butikte yer alacak markaları neye göre seçiyorsun?
Giysiler, beğendiğim ve genellikle Türkiye'de mağazası olmayan markalardan oluyor. Mesela senin de beğendiğin tabancalı sweatshirt bir Tokidoki. İtalyan grafik tasarımcı Simone Legno’nun kendi çizimleriyle yarattığı süper bir marka.

Fudumudu aksesuarların tasarımı sana ait. Bu tasarımlar nasıl ortaya çıkıyor?
Bir şey yapmaya başladığımda sonunda nasıl bir şey çıkacağını hiç bilmiyorum. Şurası şöyle olsun, buradan da şu çıksın, bir de şu renk olsun derken bitiyor. Çok planlı çalışmıyorum; bir gün rozet, bir gün küpe, bir gün kolye çıkıyor.

Ben en çok etekleri tül mavi elbiseye ve topuklu ayakkabı şeklindeki broşa bayıldım. Senin en sevdiğin parça hangisi?
O elbiseyi ben de çok seviyorum. Sonra... Popcorn ve kurabiye t-shirlerini, kaset çantalarımı, topuklu ayakkabı küpelerimi, papyon yaka iğnelerimi ve yeni yapmaya başladığım Kolye Adam’ları çok seviyorum. Aslında hepsini seviyorum.

www.fudumudu.com

yazının tamamı Monomundo'da!

Salı, Temmuz 14, 2009

Singer geldi, Urban'a veda.






Londra'da eşi dostu kardeşi kayını olanlar! Şimdi Urban indiriminden birkaç parça sipariş vermenin tam sırası. Ben indirim reyonunda pek bir şey göremedim. Aklım yeni sezondan ve 315 Ingiliz sterlininden satışa sunulan şu cicilerde kaldı. Peki pintiliğim yüzünden bu elbiselerden vaz mı geçeceğim? Hayır. Yeni hedefim, babamın doğum günü hediyesi olarak aldığı Singer Fashion dikiş makinamı iyice kurcalayıp şekil 3'te görülen gri ve kırmızının muhteşem uyumundan ibaret iri printli belden kemerli çaktırmadan yandan cepli elbiseyi dikmek. Becerebilirsem siparişlerinize açığım. Yabancı değilsiniz, size 50 pound olur!

Perşembe, Temmuz 02, 2009

Rock’n Roll ruhuyla Topshop!

Sinemanın asi çocuğu Johnny Depp, Babyshambles ön adamı Pete Dhorety ve The Killers’tan Jamie Hence derken podyumların kıdemli süper modeli Kate Moss, yaşam tarzını sevgili seçimiyle biraz olsun ortaya koyanlardan: Asalet şu kenara bize rock’n roll ruhu gerek!

Dünyanın en çok rağbet gören markalarından biri olan Topshop’un moda tasarımcıları arasında yer almak için illa Londra Moda Okulu’ndan mezun olmanız gerekmiyor. Keşke gerekseydi, şansımız biraz olsun artabilirdi. Onun yerine buğulu bakışlarınız, uzun bacaklarınız ve bütün gözleri üzerine toplayan kişilik sahibi bir giyim tarzınız varsa da olur. Kate Moss gibi.


Neredeyse 8 sezondur Topshop’la işbirliği içinde olan süper model Kate Moss’un yeni koleksiyonu Christmas bahanesiyle vitrinlerdeki yerini aldı. Yeni tasarımların tanıtım modelliğini de tabii ki 34 yaşını geride bırakan Kate’in kendisi üstlendi. Fotoğrafçı ikilisi Mert ve Marcus elinden çıkan karelerde asi modelin dumanlı gözleri ve yataktan yeni kalkmış imajı yaratan dağınık saçları yeni kreasyonun da ruhunu yansıtıyor: Rock’n roll-glam.


Moda üzerine verdiği söylevlerde dışarı çıkarken özellikle hazırlanmadığını, o anki duruma göre eline geçeni giyindiğini söyleyen Kate’e inanasımız gelmiyor tabii ki. “Sıkça çıktığım seyahatler sayesinde kocaman bir vintage koleksiyonu oluşturdum. Severek giyindiğim bir sürü 2. el kıyafetim var ki her birinin ayrı bir hikayesi olduğuna inanıyorum.” diyen Kate, son koleksiyonunu hazırlarken dünyanın her bir köşesinde karşısına çıkan vintage kıyafetlerden de etkilenmiş. Demek oluyor ki modelin ikinci el kıyafetlere olan düşkünlüğü Yılbaşı gecesi birçoğumuzun Audrey Hepburn ya da Marilyn Monroe’ya dönüşeceğinin bir sinyali olabilir.


Yeni Kate Moss Topshop, eskilerin nezih sadeliğinin yanında şimdinin rock’n roll ruhunu da ortaya koyuyor. Kate’in ikonik rock’n roll görünüşü yırtık jeanslere ve skinny deri pantolonlara yansıyor. Işıltılı tşörtler, vintage etkileşimli bluzler ve süslemeli detaylardan oluşan pantolonların yanında üste iki beden büyük tiftik yününden kazaklar da “soğuk” ve “şıklık” ikileminden bizi kurtarıyor ve “Şık kadın da üşür” sloganını literatüre kazandırıyor.


Yeni koleksiyonda yer alan tüm parçalar aslında Kate’in kendi dolabının bir yansıması. Modelin geçtiğimiz haftalarda pazar çantasıyla sokakta dolaşması manşetlerde yer aldıktan sonra tanesi 2 pounda satılan bu çantaların satışında patlama yaşanmıştı. Yani buna “Kendi stilini kendin yarat” dolabı da diyebiliriz.


İşinden ziyade özel hayatıyla gündemde olan ve etrafa göre değil, kafasına göre takılmayı tercih eden Kate, sıra giyinmeye geldiğinde de yanlızca içinde bulunduğu ruh haline bakıyor. Sonradan yaratılmış bir kimlik yerine, kendi zevkine göre giyinen Kate Moss’un aşırı ve keskin duran tarzını çok sevmemizin altında modelin bizzat kendisini bulmamız saklı olabilir.

Çarşamba, Nisan 08, 2009

Rock’n Roll ruhuyla Topshop!




Dünyanın en çok rağbet gören markalarından biri olan Topshop’un moda tasarımcıları arasında yer almak için illa Londra Moda Okulu’ndan mezun olmanız gerekmiyor. Keşke gerekseydi, şansımız biraz olsun artabilirdi. Onun yerine buğulu bakışlarınız, uzun bacaklarınız ve bütün gözleri üzerine toplayan kişilik sahibi bir giyim tarzınız varsa da olur. Kate Moss gibi.


Neredeyse 8 sezondur Topshop’la işbirliği içinde olan süper model Kate Moss’un yeni koleksiyonu Christmas bahanesiyle vitrinlerdeki yerini aldı. Yeni tasarımların tanıtım modelliğini de tabii ki 34 yaşını geride bırakan Kate’in kendisi üstlendi. Fotoğrafçı ikilisi Mert ve Marcus elinden çıkan karelerde asi modelin dumanlı gözleri ve yataktan yeni kalkmış imajı yaratan dağınık saçları yeni kreasyonun da ruhunu yansıtıyor: Rock’n roll-glam.


Moda üzerine verdiği söylevlerde dışarı çıkarken özellikle hazırlanmadığını, o anki duruma göre eline geçeni giyindiğini söyleyen Kate’e inanasımız gelmiyor tabii ki. “Sıkça çıktığım seyahatler sayesinde kocaman bir vintage koleksiyonu oluşturdum. Severek giyindiğim bir sürü 2. el kıyafetim var ki her birinin ayrı bir hikayesi olduğuna inanıyorum.” diyen Kate, son koleksiyonunu hazırlarken dünyanın her bir köşesinde karşısına çıkan vintage kıyafetlerden de etkilenmiş. Demek oluyor ki modelin ikinci el kıyafetlere olan düşkünlüğü Yılbaşı gecesi birçoğumuzun Audrey Hepburn ya da Marilyn Monroe’ya dönüşeceğinin bir sinyali olabilir.


Yeni Kate Moss Topshop, eskilerin nezih sadeliğinin yanında şimdinin rock’n roll ruhunu da ortaya koyuyor. Kate’in ikonik rock’n roll görünüşü yırtık jeanslere ve skinny deri pantolonlara yansıyor. Işıltılı tşörtler, vintage etkileşimli bluzler ve süslemeli detaylardan oluşan pantolonların yanında üste iki beden büyük tiftik yününden kazaklar da “soğuk” ve “şıklık” ikileminden bizi kurtarıyor ve “Şık kadın da üşür” sloganını literatüre kazandırıyor.


Yeni koleksiyonda yer alan tüm parçalar aslında Kate’in kendi dolabının bir yansıması. Modelin geçtiğimiz haftalarda pazar çantasıyla sokakta dolaşması manşetlerde yer aldıktan sonra tanesi 2 pounda satılan bu çantaların satışında patlama yaşanmıştı. Yani buna “Kendi stilini kendin yarat” dolabı da diyebiliriz.


İşinden ziyade özel hayatıyla gündemde olan ve etrafa göre değil, kafasına göre takılmayı tercih eden Kate, sıra giyinmeye geldiğinde de yanlızca içinde bulunduğu ruh haline bakıyor. Sonradan yaratılmış bir kimlik yerine, kendi zevkine göre giyinen Kate Moss’un aşırı ve keskin duran tarzını çok sevmemizin altında modelin bizzat kendisini bulmamız saklı olabilir.

Kaynak: Whop

Perşembe, Şubat 26, 2009

Thomas'ın Graffiti Modası


Thomas Voorn kıskanç bi adam.. Kendisi fashion designer fekat Bristollı street artistlerine taş çıkartıcak cin bir fikirle karşımıza çıktı. Biz fashion, music yaşasın street art diye çığlık atan her nevi yeniliğe aç insanlar olarak hemen kendisini keşfettik vee küçük bir araştırma sonucu Hollanda'da AKI Art&Design Academy'den doksanların ortasında mezun olduğunu, daha sonra modaya meraklı herkes gibi Londra'da St Martins'e başvurup kabul edildiğini, ilk tasarımını 11 yaşındayken yaptığını ve bunun çarşaftan bir gelinlik olduğunu (bunu ben 6 yaşındayken yapıyodum) öğrendik. Velhasıl, graffitiyi severiz, duvarları öperiz. Hele ki bunu sprey boyasız pıl pırtıyla yapan yaratıcı zihniyeti takdir ederiz. Yanlız yolda bi graffitinle karşılaşırsak affetmez, üstümüze geçiriveririz.