photography etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
photography etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Kasım 29, 2010

Onlar da bizi görebiliyor mu?







Olaf Breuning, New York'ta yaşayan İsveçli bir fotoğrafçı. Sitesini ziyaret edin ve en az fotoğrafları kadar başarılı enstalasyonlarını da görün. Adamın bütün işleri komik, neşeli, kafa açıcı. Sevdim.

Pazartesi, Mayıs 31, 2010

bu balonu ben şişirdim



bütün nefesimi harcadım, mutlu olsun diye pencerenin önünde sokağa bakan fesleğen.

simone decker

Cuma, Nisan 30, 2010

Fubiz'de bir Nejat




Akbank, Avea, Efes Pilsen, Hürriyet, Vodafone gibi markaların ilanlarından tanıdığımız reklam fotoğrafçısı Nejat Talaş, bugün Fubiz'de.

Çarşamba, Nisan 21, 2010

mutlu etmiceksen meşgul etme


photo: Phyllis Galembo

Salı, Mart 30, 2010

dan dan dadan


Jonathan May

bi bardak suyla balık yağı hapı içerken geldi aklıma tam da. koşabilsem, koştuğumu fark etmicem ama böyle yerimde saydıkça maratona katılmışım da sondan dona kalmışım gibi hissediyorum. yapmak zorunda olduklarımla yapmak istediklerim kafamın içinde gidip geliyor, yoruyor. şüpheciyim aslında şu ara her şeye karşı. nerede, ne, kiminle, ne cevaplar şişiyo şişiyo, kafamın içinde patlıyor. yine ben ofiste,evde, sokakta bilmiyorum kimle, nereye.

iki farklı kafa karışıklığı fotoğrafı May'den. biri dolu tarafı,diğeri boş. doluyu gördüm, boşu seçtim.

Salı, Mart 23, 2010

fotoğraf + metin



Fotoğrafın olduğu yerde metne gerek var mıdır? Metin tek başına duyguları ifade etmede ne kadar yeterlidir? Fotoğraf çekenindir, metin de yazanındır, o halde iyi bir göze ve kaleme sahip olmak şart mıdır? dır dır da dır dır...

"Çağdaş Fotoğraf Serileri söyleşi dizisinde bu ay, fotoğraf ve metin birlikteliği ele alınacak ve metni vazgeçilmez bir bileşen olarak kullanan sanatçıların işlerine odaklanılacak. Söyleşi, 27 Mart Cumartesi saat 16.00-18.00 arasında İstanbul Modern Sinema’da izlenebilir. Etkinlik ücretsizdir. "

detaylı bilgi için başlığı tıklayıp İstanbul Modern'in FWA'lı sitesine göz atabilirsiniz.

Perşembe, Mart 18, 2010

dün gece resmini öptüm de yattım



poto: manyak herif John Rankin Waddell

Çarşamba, Mart 17, 2010

Perşembe, Şubat 11, 2010

herkesin wonderland'i kendine










farklı kafalardan, farklı wonderland'ler. farkı Tim Burton'ı.

trendhunter.com

Pazartesi, Şubat 08, 2010

a fox couple



Görür görmez aklıma, roketto'nun tilki kafalı kızları geldi. Yeni seri Pipi Disko çantaları tilki kafalardan mı yapsak acaba, ne der roketto?

racheldenbow.blogspot.com

Çarşamba, Şubat 03, 2010

yorgun tavşan




İşte duygularımın tercümanı bir poto. Bu saat olmuş, ait olduğun son yerde, ofistesin. Omuzlarında çocuklara alınacak kışlık çizmelerin ağırlığı yok ama hayat gene de bir yormuş. Kaçmaya çalışırken, şehrin tam ortasına düşüvermişsin. Omuzların bi çöküvermiş ama yüzünde mecburi bir gülümseme. Bi soluklanıyim, devam edicem der gibisin.

foto: keffer

Çarşamba, Ocak 06, 2010

Zuma zuma zum



sevdim bu fotoğrafı.denizi, kanepeyi, tavanda asılı kitabı... John Divola'nın Zuma serisinden. Web sitesinden, fotoğrafçının 70'li yıllarda çektiği Vandalism serisini de görebilirsiniz.

johndivola.com/

Pazartesi, Aralık 28, 2009

Perşembe, Aralık 24, 2009

fotografo Keffer

Parisli fotoğrafçı Keffer'in işlerinden en çok beğendiklerim bunlar. Devamı kendi sitesinde.






kround.org/

Çarşamba, Temmuz 01, 2009

hem plastik hem fantastik



“Ben sizin yaşınızdayken Pluton bir gezegendi” demek için biraz daha zamanımız var, ama “Vay be, ne yıldın sen 1982...” demenin birileri için tam zamanı şimdi. Neden? Çünkü o yıl, Kara Şimşek milyonları ekran başına kilitledi. Sony, ilk kompakt disk player’ı piyasaya sürdü. Michael Jackson’ın “Thriller” albümü eğlence sektörünün en çok satan albümü olarak yayınlandı. Commodore 64 üretilerek 595 Amerikan Doları üzerinden satışa sunuldu ve dokuz gezegenin hepsi güneşin aynı tarafında hizaya geldi. En önemlisi olmasa da konumuz açısından en bağlayıcı olanı, Lomo Kompakt Automat Sovyet Rusya tarafından üretime geçirilerek günümüzün Lomography topluluğunun kurulmasına ön ayak oldu.


Dünyanın her bir köşesinden çılgınca yükselen “Anne, bana Lomo al!” çığlıklarına biz de daha fazla sessiz kalamadık ve Lomopraphy’nin kısa tarihine bir göz attık. Yıl 1992. Matthias Fiegl ve Wolfgang Stranzinger adlı Viyanalı iki Pazarlama öğrencisi gezi amaçlı gittikleri Çekoslovakya’da yanlarına fotoğraf makinası almadıklarını fark ederler. Kendilerine ucuz bir kamera ararlarken gözleri tezgah üzerindeki plastik, 35 mm Lomo Kompakt Automat’a takılır ve gözlerinde dolar işareti beliriverir. İşte Lomography hareketinin bugün 500 bin üyeye ulaşan serüveni böylece başlar.


Sovyet Lomo’nun yanına bu sefer Hong Kong’ta üretilen Çinli kardeşi Holga ile Fisheye, ActionSampler, Frogeye, Oktomat, SuperSampler, ColourSplash ve Diana gibi modeller katılarak Lomography ailesi giderek genişledi.. İsmi “çok parlak” anlamındaki “Ho Gwong” kelimesinden gelen Holga, Avrupa pazarında kısa zamanda büyük ilgi gördü. Lensleri bile plastikten yapılan Holga, profesyonellikten zerre nasibini almamış bir oyuncak kamera olarak tanımlanıyor. Ama Holga’yla şipşakçılık oynayan onbinlerce insanın yüzbinlerce fotoğrafı gösteriyor ki sonuçlar oldukça profesyonel. Elbetteki çok güzel fotoğraflar yakalamak kullanıcının becerisine ve keşfetme gücüne kalmış.


Lomo kameralarla çekilen fotoğrafların en göze çarpan özelliği ise, kesinlikle göze çarpması! Fazlaca patlamış renkler, çok yakın çekimler, kimi zaman bulanık ve vintage havası veren solmalar ve kutsanan kazalar Lomo tekniğinin parçaları olarak kabul edilebilir. Lomography, kullanıcılarını istedikleri kadar dikkatsiz olmaya ve gelişi güzel çekim yapmaya teşvik eder. Bir zamanların fotoğrafçılık literatürüne geçmiş “Kodak anı” konsepti, Lomography’de “Düşünme, sadece çek!” mottosuyla karşılık bulur. Anlaşılacağı üzere aslında Lomography’nin hiçbir tekniği yoktur. Olanları da biz uydurduk!


Çok hafif olan Lomo kameraların en büyük güzelliği her anımıza eşlik edebilmesi. Mekanizması çok basit ama anlaşılması çok güç olan Lomo’lara oyuncak fotoğraf makinası demek haksızlık olur. Çünkü Lomo bize dünyanın aslında nasıl bir yer olması gerektiğini gösteren bir mucize kutusudur. Bir Lomo kameranız varsa en beklenmeyen sonucu beklemeyi öğrenirsiniz. Çünkü kendisi sürprizlerle doludur.


Moskova, New York, Tokyo, Berlin, Viyana, Havana, Köln ve Madrid gibi şehirler başta olmak üzere 35 ülkede şubeler açan, sergiler ve partiler düzenleyen Lomography’nin hayran kitlesi arasında Brian Eno, Moby ve David Byrne gibi isimler de yer alıyor. Peki bu çılgınlık nereye gidiyor? Lomo Dünya Arşivi projesine... Dünyanın en büyük fotoğraf arşivlerinden birisi olmaya aday olan bu projede yüzbinlerce Lomo takipçisinin fotoğrafları yer alıyor.


Peki neden dünyanın birçok köşesinde bu kadar insan delirmiş gibi, aynı anda elinde bir Lomo fotoğraf çekiyor? Belki bunun nedeni herhangi bir profesyonellik gerektirmemesi ve eline alan herkesi eğlendirmesi ya da şeker gibi yenmek istenmesindedir.




Lomo’nun Kısa Tarihçesi:


1982: Lomo Kompakt Automat, Rusya’da; Holga ise Hong Kong’ta üretilmeye başlandı.


1992: İki uyanık Viyanalı üniversite öğrencisi, Prag’ta Lomo’yu keşfetti ve üye sayısı 500 bini geçen Uluslararası Lomography Topluluğu’nu kurdu.


1994: İlk uluslararası Lomo sergisi New York ve Moskova’da eş zamanlı olarak düzenlendi.


1995: İlk olarak Berlin’de kurulan Lomography elçilikleri dünyanın her bir köşesine yayıldı. Günümüzde sayıları 60’a ulaştı.


1997: Lomography, lomography.com adresiyle online topluluk haline geldi. Topluluk, aynı yıl ilk Lomo film projesi Lomo TV’yi yayına soktu.


1997: İlk Lomo Dünya Kongresi, Madrid’de düzenlendi.


1999: ActionSampler Dünya Şampiyonası düzenlendi.


2000: Lomo Olimpiyatları düzenlendi.


2001: Lomography, ilk mağazasını Viyana’da açtı.


Kaynak: http://www.monomundo.com/
Fisheye fotoğraflar: Saygın Olgu Ünal